Güncel Haberler Hematoloji Uzmanlık Derneği

Prof. Dr. Özkan: "Her iki kanser hastasından birinin psikolojik desteğe ihtiyacı vardır" - 07-04-2015


 Psikososyal Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, her iki kanser hastasından birinin psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Özkan, kanser tedavisinde psikolojinin önemine ilişkin yaptığı açıklamada, kanserin ortaya çıkışında psikolojik durumun rolü bulunduğuna işaret ederek, ciddi zorlanmalar, duygusal çatışmalar, kronik stresler, travmalar, kayıp, çaresizlik ve yas durumlarının kişideki mevcut kanser sürecini hızlandırdığını vurguladı.

Zihinde çözülemeyen problemler, ruhun ıstırabı haline gelirken, bunun hormonlar aracılığıyla bağışıklık sistemini zafiyete uğratmaya başladığına değinen Özkan, şu bilgileri verdi:

"Hastanın psikolojisini de iyileştirmek gerek. Eğer bir kanser hastasında ruhsal çökkünlük varsa o hastanın depresyonu tedavi edilmediği sürece, kanseri tam tedavi etmiş sayılmayız. Depresyon sebebi ve süreçleri ne olursa olsun, hastanın beyin kimyasını bozacağından hormonal sistem kanalıyla kanserin seyrine etki eder. Kanserlihastanın psikolojisini dikkate almadan yapılacak tedavi, 'Ameliyat başarılı geçti, hasta öldü' demek gibi bir şey olur."

Özkan, Türkiye'de yılda 300 bin kişiye kanser tanısı konulduğunu kaydederek, kanser hastalarının yarısından fazlasının, tedavi ve destek gerektirecek düzeyde psikolojik sorun yaşadığına ve kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi müdahalelerin kişinin psikolojisini bozabildiğine dikkati çekti.

Kanser hastalarının psikolojik destek alması gerektiğini vurgulayan Özkan, "Kişinin yaşadığı depresyon, bağışıklık sisteminin çökmesini hızlandırır. Dolayısıyla tedaviye katılımı bozulur. Bu nedenle psiko-onkolojik tedavi, genel tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır" ifadelerine yer verdi.

"Zihin, dünyaya ne kadar açık olursa o kadar çabuk toparlanacaktır"

Kanser hastalarında sıklıkla görülen psikiyatrik bozuklukları, "uyum bozuklukları", "anksiyete bozuklukları", "depresif sendromlar", "organik beyin sendromları" ve "kişilik bozuklukları" şeklinde sıralayan Özkan, şöyle devam etti:

"Her iki kanser hastasından birinin psikolojik desteğe ihtiyacı vardır. Kanser hastada bir kriz oluşturur, egosu, homeostatik dengesi ve hayata bakışı etkilenir. Dünyada birçok kanser merkezi ve kanser hastalarına hizmet veren sağlık kurumlarında, hastaların ve yakınlarının ruhsal durumlarına yönelik destek, tıbbi tedaviyle bir arada veriliyor ve böylece biyopsikososyal bir yaklaşım hedefleniyor, Türkiye'deki kanser hastalarına ise yeterli psikolojik destek verilmiyor.

Kanser hastalarının sağlığına kavuşması, uygun tıbbi hizmet, fiziksel tedavi ve bakımla birlikte psikiyatrik tedavi ve psikososyal bakım hizmetinin eş zamanlı sunulmasıyla mümkündür. Kanser hastalarına psikolojik destekte, kaygı ve acıyı azaltmak, uyumu sağlamak, yaşam kalitesini artırmak, duyguların ifadesine yardımcı olmak, mücadele ve yaşama gücünü artırmak, hastalığın oluşturduğu çok yönlü krizle baş etmek, var olan yanlış algıları düzeltmek, 'ya hep ya hiç' tarzı davranış ve düşünceleri düzeltmek, sosyal destek ve iletişimi güçlendirmek önemlidir."

Prof. Dr. Sedat Özkan, kanser tedavisi süresince normal hayatı sürdürebilmenin önemini vurgularken, şu önerileri sundu:

"Kemoterapi görürken bile haberler izlenmeli, neye ilgi duyuluyorsa bunlar yapılmaya devam edilmelidir. Zihin, dünyaya ne kadar açık olursa o kadar çabuk toparlanacaktır. Zihin vazgeçerse, bedenin daha çabuk vazgeçtiği unutulmamalıdır. Kanserle ustalıkla mücadele eden ve kanseri yenen kişiler, hayatına daha mutlu, üretken ve huzurla devam etmektedir."