Hematoloji Uzmanlık Derneği | Güncel Haberler

Sağlık politikası esaslı şekilde sorgulanmalı - 29-05-2014


kaynak: www.medimagazin.com.tr 

Hekimliğin kutsal bir meslek olduğu inancı giderek zayıflıyor. Hekimlere uygulanan şiddetteki artıştan, onları yaptığı iş kadar para alan bir nevi ameleliğe muhtaç eden yasal düzenlemelere kadar birçok olumsuz olay bu yargıyı destekliyor.


Hekimlik ve paranın biri birinden ayrılması anlayışını hep savunduk. Sağlıkta son 10 yılda yapılan uygulamaları gerçekleştirenler hastayla hekim arasındaki para münasebetini kaldırdıklarını iddia ediyorlar. En azından yapılan yeni düzenlemelerin böyle bir amaca yönelik olduğunu hep savundular.
Oysa hayatın pratiğine baktığınızda maddi ilişkilerin azalmadığını, giderek arttığını ve karmaşıklaştığını görüyoruz. Birçok aracı kurum ve kişiler sağlık hizmetinin maddi yönü konusunda devreye girdi. Özel hastanelerin sayısı çığ gibi büyüdü. Hastane giderleriyle beraber hekim ve personel ücretlerini de kendi karşılamak zorunda kalan özel hastaneler, bu harcama kalemlerinin hepsini özel piyasadan mı karşıladı? Yoksa büyük bir kısmını yine devlet mi veriyor? Devletin sağlık harcamalarındaki muazzam artışa bakıldığında, sağlık hizmetinin özelleştirilmesinin gerçekleşmediği, ödemelerin çoğunun yine devlet tarafından karşılandığı görülüyor. Sağlık hizmetinin yürütülmesi için vazgeçilmez temel şart olan hekim yetiştirme ve yetişen hekimin ileri ihtisas gerektiren bilgi ve becerileri kazanması da yine büyük oranda devletin sırtında. Kısacası devlet özel sektör için hem gerekli alt yapıyı sağlayan, hem hekim yetiştiren hem de finanse eden bir pozisyonda. Alanında isim yapmış bir çok hekim daha çok maddi gelir elde etmek için devlet kurumlarında sağlık ve eğitim hizmeti vermekten vazgeçmek zorunda kaldı. Kendi bindiği dalı kesen, bir yandan rakiplerini güçlendirirken öte yandan da kendi kalitesini bilerek düşüren bir kurumsal strateji, bizim ülkemizden başka nerede var?


Doktorların her yaptığı işlemin ve muayenenin sisteme girilip karmaşık bir ücretlendirme ve vergilendirme sisteminden geçtikten sonra performans ödemeleri gerçekleşiyor. Üniversitelerde öğretim üyelerinin anlattığı derslerin ücretlendirilmesi de ayrı bir formalite. İçinden çıkılması zor ve karmaşık bir süreçten sonra ek ders ücretleri veriliyor. Gerekli formların doldurulması saatler alıyor. Kurumlar arasında büyük farklar var. Yönetici konumunda olanlar üretiminde bizzat bulunmadıkları sağlık hizmetinin getirisinden en yüksek payı alıyor. Karmaşıklığın yanında adaletsizlik de var. Üretenin aldığı performans düşükken, yönetenin üretmediği performanstan 2-3 kat fazla alması yaralayıcı oluyor.


İl Sağlık Müdürlükleri bir ildeki bütün sağlık hizmetinden sorumlu yasal bir kurum olarak hizmet veriyor. Türkiye’nin gelişme süreci içerisindeki imkansızlıklar nedeniyle sağlık hizmetinde aksaklıklar ve istenmeyen durumlar elbette oldu. Fakat sağlıkla ilgili olarak ildeki en üst yasal kuruluş olan bu kurumların daha da üstünde, yasal statüsü ve devlet teşkilat şeması içinde yerinin ne olduğu hala anlaşılamamış başka bir otoritenin ihdası doğru mudur? Sekreterlik adı verilen bu kurumlar parasal işlemlerde en üst otorite olarak çalışıyor. Sağlık Müdürlüğü bünyesi içinde yapılamaz mıydı? Kısacası davul birinde, tokmak başka birinde.


Sağlıkta dönüşüm adıyla başlayan değişmeler dizisi hem yönetimsel hem de parasal açıdan büyük yanlışlara yol açmıştır; açılan yaraların tamiri giderek daha zor hal almaktadır.